Connect with us

Genel

SABİHA GÖKÇEN’DE “EMPATİ KABİNİ”

-

Yayınlandı

Her gün binlerce yolcunun kullandığı Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda “Görmezden Gelmeyelim-Tarih Öncesinden Günümüze Şizofreni Serüveni” sergisi açıldı. Sergide yer alan empati kabininde oluşturulan sesler ve görsel canlandırmalarla da şizofreni hastalarının yaşadıkları vatandaşların deneyimine sunuldu.

Şizofreniye karşı toplumsal bilinç oluşturmak ve ön yargılarla mücadele etmek amacıyla hazırlanan ‘Görmezden Gelmeyelim – Tarih Öncesinden Günümüze Şizofreni Serüveni’ sergisi Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda (İSG) iç hatlar giden yolcu katında açıldı. Abdi İbrahim Otsuka tarafından Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ev sahipliğinde gerçekleştirilen serginin küratörlüğünü Çağlar Gözüaçık üstlendi. Her gün binlerce yolcunun kullandığı havalimanında açılan sergide geçmişten bugüne şizofreniye dair birçok bilgi de canlandırmalarla ziyaretçilere sunuldu. Sergideki empati kabininde sunulan sesler ve görsel canlandırmalarla şizofreni hastalarının yaşadıkları da vatandaşların deneyimine sunuldu. Kimi vatandaşlar, empati kabinin hastalığa karşı oluşturduğu deneyime dikkat etti. 5 yıldır Türkiye’nin pek çok noktasında vatandaşlarla buluşan sergiyi birçok yolcu dikkatle inceledi. İSG Kurumsal İletişim Müdürü Canan Soysal ve Abdi İbrahim Otsuka yöneticisi Elif Elkin de şizofreniye dikkat çeken sergi hakkında bilgi verdi.

“Şizofreniyle ilgili ön yargıları ortadan kaldırmayı amaçlayan bir sergi”
Serginin farkındalığa katkı sunmak adına önemli bir çalışma olduğunu ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade eden İSG Kurumsal İletişim Müdürü Canan Soysal, “Bugün burada ilk defa bizim dışımızda bir sosyal sorumluluk projesine ev sahipliği yapıyoruz. Bu bir kere çok özel bir durum, bu sergi şizofreni hastalığına karşı olan ön yargıyı hem bilgilendirme hem de empati yoluyla deneyimleyerek önemli bir adım atıyor. Toplumda farkındalığı amaçlayan şizofreniyle ilgili ön yargıları ortadan kaldırmayı amaçlayan bir sergi. Bize bu teklif geldiğinde hiç düşünmeden kabul ettik. Çünkü burası bir havalimanı günde 100 binden fazla insanın kullandığı bir yer. Ne kadar çok insana dokunabilirse bu sergi, bizim için de mutluluk verici olur. Herkes eleştirebiliyor ama işin empati kısmına gelince karşısındaki insanın yerine kendini koyma kısmında ne yazık ki eksiğimiz çok. Empati odasına bende girdim, deneyimledim. Bu insanların günlük yaşamında neyle sürekli yaşadığını burada çok rahat görebiliyorsunuz. Bu sergi bütünüyle özel ama bu kabin sergiyi daha da özel kılıyor” şeklinde konuştu.

“Yaklaşık 2 buçuk milyon kişiye ulaştık”
Şizofreniye yönelik toplumda doğru olduğu sanılan birçok yanlış olduğunu ifade eden Abdi İbrahim Otsuka yöneticisi Elif Elkin, “Biz 2019 yılında bir araştırma gerçekleştirdik. Tamamen damgalama üzerine ve gördük ki maalesef toplumumuzda çok yanlış bilinen şeyler var. Örneğin her 10 kişiden biri şizofreni hastalığının bulaşıcı olduğunu düşünüyor. Bizim bu sergiyi kurma amacımız bu, aslında 5’inci yılımız onuncu sergimiz yaklaşık 2 buçuk milyon kişiye ulaştık. Ama tabi daha gidecek çok yolumuz ulaşmamız gereken çok insan var. Çok kapsamlı bir şekilde bu sergiyle tarihten bugüne Milattan öncesinden bugüne kadar tedavi yöntemleri şizofreninin algılanması, hastaların yaşadıkları bunlara aslında ışık tutmaya çalışıyoruz. Empati kabini benim için aslında bu serginin kalbi, çünkü toplum olarak empatiyi daha fazla yapmaya ihtiyacımız var. Empati kabinine girdiğiniz zaman tedavi görmeyen bir şizofreni hastasının nasıl sesler duyduğunu, nasıl görüntüler gördüğünü çok net anlayabiliyorsunuz. Bu bağlamda bize bu mekanı sağlayan Sabiha Gökçen Havalimanı’na da özellikle teşekkür etmek istiyorum” dedi.

“Deneyimi çok yüksek güzel bir çalışma olduğunu düşünüyorum”
Şizofreniye karşı serginin faydalı bilgiler verdiğini ve toplumdaki ön yargının kırılması adına serginin güzel bir çalışma olduğunu belirten Pelin Haytaç, “Gerçekten inanılmaz etkilendim, bir kutu gibi içeride sesler duyuyorum. Duyduğum sesler bana “uzaktan geldiler, seni alıp götürecekler” şeklinde sanki beynime girmeye çalışan sesler gibi. Biliyorum ki şizofreni hastaları her gün bu seslerle muhatap oluyor. Gerçekten onları anladım. Deneyimi çok yüksek güzel bir çalışma olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Tarih boyunca şizofreni hastalarının yaşantılarına ayna tutan, hastalığın tanı ve tedavisinde kullanılan yöntemleri, bilimin ve toplumların konuya yaklaşımlarını gösteren sergi 8 Şubat tarihine kadar yolcuların ziyaretine açık olacak.

Kaynak: İHA

Genel

ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELEDE YERLİ HELİKOPTER ATAĞI

-

yayınlandı

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, “TUSAŞ’tan ilk T70 yönetim helikopterlerimizi önümüzdeki yıl teslim alacağız.” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ’den (TUSAŞ) T70 yönetim helikopterlerini gelecek yıl teslim alacaklarını belirterek, “Gelecekte yönetim helikopteri olarak kullanacağımız bu helikopterleri orman yangınlarında mücadalede personel taşıma konusunda da kullanacağız.” dedi.

Pakdemirli, TUSAŞ’a ziyarette bulunarak Genel Müdür Temel Kotil ile görüştü.

TUSAŞ’ı gezdikten sonra Türkiye’nin geldiği noktaya bir kez daha şahit olduğunun altını çizen Pakdemirli, Türkiye’nin hem helikopter hem de uçakta iddialı şekilde ilerlediğini söyledi.

Pakdemirli, Orman Genel Müdürlüğünün (OGM) tecrübesiyle dünyada ileri gelen teşkilatlardan birisi olduğuna işaret ederek, “Bu başarı yarınki başarının garantisi değil. Özellikle değişen iklimle beraber daha fazla yangınla mücadele etmek gerekiyor. O anlamda bütün yeni teknolojilerin hepsini denemeli ve test etmeliyiz. Yeni teknolojilerin hepsine açık olmalıyız.” değerlendirmesinde bulundu.

Bakanlığın TUSAŞ’tan yangın söndürmede kullanmak için 3 adet T70 genel maksat helikopteri siparişi olduğunu anımsatan Pakdemirli, “TUSAŞ’tan ilk T70 yönetim helikopterlerimizi önümüzdeki yıl teslim alacağız. Uçuş hattında orman teşkilatına ait bir helikopterin olduğunu gördük. En güzel tarafı da bu helikoptere yerli ve milli yazılımların yüklenmiş olması. Gelecekte yönetim helikopteri olarak kullanacağımız bu helikopterleri orman yangınlarında mücadelede personel taşıma konusunda da kullanacağız.” ifadelerini kullandı.

Pakdemirli, T70 helikopterlerinin orman teşkilatına çok farklı kabiliyetler kazandıracağına dikkati çekerek, helikopter sayesinde gece uçuşu yapılabileceğini anlattı.

İHA ve drone kullanılıyor

Geçen yıl orman yangınlarında drone ve insansız hava aracı (İHA) kullandıklarına dikkati çeken Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Ülkemizde 750 yangın kulesi bulunuyor. Buralarda ana amacımız yangın ilk çıktığında tespit etmek ve raporlamak. Bu kulelerimizi yeni teknoloji termal kameralarla donatırken diğer taraftan da hava araçları vasıtasıyla bu tespitleri yapıyoruz. İHA’ları tespitten sonra koordinatı bulmak ve yer ekiplerine göndermek için kullanabiliyoruz. İHA’ların ikinci görevi ise yangın çıktıktan sonra bilginin yer ekiplerine kolayca aktarılması. Yerli ve milli insansız hava aracı ANKA’ları bu yıl yangın sezonunda kullanacağız.”

Kaynak: AA

Devamını Oku

Genel

D-8’DEN ‘ÖZEL SEÇİLMİŞ HAVAALANLARI’ UYGULAMASI

-

yayınlandı

D-8 Genel Sekreteri Büyükelçi Shaari, “Üye ülkelerimizde D-8 için özel seçilmiş havaalanları oluşturuyoruz. Buna ilk olarak Sabiha Gökçen üzerinden başladık. Bu havaalanlarında D-8 vatandaşları için hızlı geçiş, D-8 ile ilgili bilgilendirici panoların yer alması, D-8 kafeleri ve sosyal alanların oluşturulması gibi bazı durumlar mevcut” ifadelerini kullandı.

Gelişen 8 Ülke Ekonomik İşbirliği Örgütünün (D-8) Genel Sekreteri Büyükelçi Dato Ku Jaafar Ku Shaari, üye ülkelerde D-8 için özel seçilmiş havaalanları oluşturduklarını ve ilk olarak Sabiha Gökçen Havalimanı’nda başlattıkları uygulamayla, D-8 vatandaşlarına hızlı geçiş imkanı gibi bazı kolaylıkların sağlandığını söyledi.

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi’nde (ESAM) düzenlenen “D-8 Potansiyeli: Fırsatlar ve Zorluklar” başlıklı konferansa, Shaari’nin yanı sıra Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve akademisyenler katıldı.

Dato Ku Jaafar Ku Shaari, Bangladeş’in başkenti Dakka’da haziran ayında yapılacak zirve ile dönem başkanlığının Türkiye’den Bangladeş’e geçeceğini ve söz konusu zirvede D-8’in gelecek 10 yıllık planlamasının yapılacağını ifade etti.

D-8’in kurulduğunda, kurucu liderlerin ticaret, ulaşım, enerji gibi 6 odak noktası belirlediklerini vurgulayan Shaari, bu hedeflerden bazılarına ulaşıldığını, ancak bazı noktalarda ise tam başarı elde edemediklerini kaydetti.

Büyükelçi Shaari, en önemli alanlarının ticaret olduğunu söyleyerek, üye ülkeleri serbest ticaret anlaşmalarına teşvik ettiklerinin altını çizerek, Malezya ile Türkiye’nin serbest ticaret anlaşmasını yürürlüğe koyduğunu hatırlattı.

Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde gözlemci statüsüne sahip olduklarını belirten Shaari, birçok uluslararası kuruluşla da beraber çalıştıklarını dile getirdi.

Dato Ku Jaafar Ku Shaari, şöyle konuştu:
“Bununla birlikte üye ülkelerimizde D-8 için özel seçilmiş havaalanları oluşturuyoruz. Buna ilk olarak Sabiha Gökçen üzerinden başladık. Buradaki fayda aslında şu olacak; Bu havaalanlarında D-8 vatandaşları için hızlı geçiş, D-8 ile ilgili bilgilendirici panoların yer alması, D-8 kafeleri ve sosyal alanların oluşturulması gibi bazı durumlar mevcut. Pakistan’da Karaçi ve Cinnah havaalanları ile bir anlaşmamız oldu ve Nijerya’da Abuja Havaalanı’nın D-8’in seçilmiş havaalanı olarak hükümetten onayını aldık.”

Kaynak: AA

Devamını Oku

Genel

TÜRKİYE’DEN 6 AVRUPA ÜLKESİNE VİZE MUAFİYETİ

-

yayınlandı

Türkiye’ye seyahat edecek olan Avusturya, Belçika, Hollanda, İspanya, Polonya ve Birleşik Krallık vatandaşları 180 günde 90 gün vize muafiyetine sahip olacaklar.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Türkiye’nin, Avusturya, Belçika, Hollanda, İspanya, Polonya ve Birleşik Krallık’a vize muafiyeti sağlamasıyla, turizm potansiyeli, ticari, ekonomik ve kültürel ilişkilerin daha da geliştirilmesinin amaçlandığını bildirdi.

Sözcü Aksoy, Türkiye’nin, bazı Avrupa ülkelerine vize muafiyeti sağlamasına ilişkin kabul ettiği karar hakkında bir soruya yazılı yanıt verdi.

Aksoy, “Avrupa Birliği (AB) Schengen bölgesi üyelerinden Avusturya, Belçika, Hollanda, İspanya, Polonya ve Birleşik Krallık vatandaşlarına, 2 Mart’tan itibaren Türkiye’ye gerçekleştirecekleri turistik amaçlı seyahatlerinde her 180 günde 90 gün süreyle vize muafiyeti sağlanması kararlaştırılmıştır.” ifadesini kullandı.

Bu adımla, anılan ülkelerle turizm potansiyelimizin artırılmasının hedeflendiğini belirten Aksoy, öte yandan, ticari, ekonomik ve kültürel ilişkilerin daha da geliştirilmesinin amaçlandığını kaydetti.

Kaynak: AA

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2014 - 2019 Apronmedya