Connect with us

Genel

SABİHA GÖKÇEN’DE CEP OTEL DÖNEMİ BAŞLADI

-

Yayınlandı

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda hizmet vermeye başlayan modern uyku kabinleri yolcular tarafından yoğun ilgi görüyor. Saatlik olarak kiralanan kabinler, konforuyla da dikkat çekti.

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda modern uyku kabinleri bir hafta önce hizmet vermeye başladı. Havalimanında uçuşlarını bekleyen yolcuların konforu için tasarlanan alanda kadın ve erkek bölümleri ayrı 10 kadın 18 erkek ve bir de aile kabini bulunuyor. Yolcuların yastık, battaniye, sınırsız internet ve sınırsız çay-kahve gibi ihtiyaçları da dahil saatlik 7 euro+kdv ücretiyle kiraladığı alanlara ise QR kodlarla giriş yapılıyor. Yolcuların valizlerini koyabilecekleri kendilerine özel dolapların da düşünüldüğü alanda uyku kabinlerinin içerisinde televizyondan yolculara tahsis edilmiş özel tabletlere kadar birçok şey bulunuyor. Sesten izole edilen alanda yolcuların rahat dinlenebilmeleri için kabin içerisinde ayrıca okyanus sesi bir hoparlör vasıtasıyla yolculara ulaştırılıyor.

İsteyen yolcu uçuş saatine yakın uyandırılıyor

Kabinlerde dileyen yolcular, uçuş saatlerine yakın uyandırılıyor. Kısa süre sonra ise Kepler markası aldı altında hizmete sunulan uyku kabinlerini kullanan vatandaşlara bir robot da hizmet vermeye başlayacak. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Ticari İşler Direktörü Yücel Ecer ve Kepler kurucusu Ömer Alaettinoğlu da havalimanında yeni hizmete giren uyku kabinleri hakkında bilgi verdi.

“Sabiha Gökçen’de başlayıp tüm dünyaya yayılacak”

Uyku kabinlerine yolcuların gösterdiği ilgiden memnun olduklarını ifade eden İSG Ticari İşler Direktörü Yücel Ecer, “Uzun zamandır çalıştığımız bir projeydi ama faaliyete geçmesi yaklaşık 1 haftayı buldu. Bu zaman dilimi içinde de yolcularımız oldukça yoğun bir şekilde uyku kabinlerimizi kullanmaktalar. Önümüzdeki dönemlerde de biz aslında bu artan talebi karşılamak için ilave alanları da bu kapsamda kullanmayı düşünüyoruz. Özellikle ilk hafta itibariyle çok olumlu tepkiler aldık. Sabiha Gökçen Havalimanı aynı zamanda bir transfer merkezi olduğu için de bağlantılı uçuşlar arasındaki saatleri dinlenmek için geçiren yolcular özellikle bu bölgeye çok ilgi gösterdiler. Bu proje için Türkiye ve dünyada bir ilk diyebiliriz. Fiyat, performans açısından da diğer havalimanlarıyla kıyasladığımızda çok ön plana çıkan ciddi farklılıklar gösterebilen bir alan. Hem yolculara sakin dinlenebilecekleri özel, onlara özgü alanlar oluşturmuş oluyoruz. Hem de havalimanında onlara ekstra bir konfor alanı oluşturmuş oluyoruz. Zannediyorum çok kısa zaman içinde Sabiha Gökçen’de başlayıp tüm dünyaya yayılacak olan bu projeyi birçok havalimanında görme imkanımız olacak” dedi.

“Dünyadaki farklı havalimanlarından çok büyük ilgi gördük”
Mesleği nedeniyle yaptığı uzun yolculuklar sırasında havalimanında beklemek zorunda kaldığını ve uyku kabini fikrinin bu şekilde ortaya çıktığını ifade eden Kepler kurucusu Ömer Alaettinoğlu, “Çalışma saatlerimiz çok uzundu ve çok fazla seyahat etmemiz gerekiyordu dolayısıyla bir uçak kaçırma vakası sonucunda Los Angeles Havalimanı’nda 7 saat yerde uyumak zorunda kaldım. Bunun üzerine böyle bir fikir doğmuş oldu. Sabiha Gökçen Havalimanı da sağ olsun böyle bir fikrin hayata geçirilmesi konusunda hem bize yer verdi, hem destek oldu. Yaklaşık bir hafta önce bunu hayata geçirmiş olduk. Bizim 28 kişilik kapasitemiz var. Bu kabinlerin yanında yan tarafta bir dolap hizmetimiz var. Hem erkek hem kadın tarafında 3 adet tuvaletimiz, 2 adet duş alanımız var. Bir lunch alanımız var. Orada da çay kahve hizmetimizi ücretsiz olarak sunuyoruz. Dinlenme ünitelerinde farklı özelliklerimiz var. Televizyon izleme imkanı, tablet bilgisayarımız var. Uçuş bilgilerimizi canlı olarak görebiliyoruz. Her misafirden sonra bütün yastık kılıflarımız, battaniyelerimiz temizleniyor. Daha bir hafta olmasına rağmen dünyadaki farklı havalimanlarından çok büyük ilgi gördük. Yastığınızın yanında bir hoparlör var ve biz buradan bir okyanus dalgası sesi veriyoruz aynı zamanda hem bir rahatlatıcı hem bir maskeleme tekniği olarak kullanıyoruz. Misafirlerimize soruyoruz “uyandırılmak ister misiniz” diye tercih eden misafirlerimizi uyandırıyoruz ve uçaklarını kaçırmadıklarından emin oluyoruz” diye konuştu.

Genel

İSTANBUL SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI, OCAK AYINDA YOLCUSUNU 177 BİN ARTIRDI

-

yayınlandı

Geçen yılın ocak ayına göre yolcu sayısını artıran havalimanından 2 milyon 935 bin 618 kişi seyahat etti. Havalimanından saatte yaklaşık 25 sefer yapıldı, ortalama 155 yolcu taşındı.

Ocak ayında 2 milyon 935 bin 618 yolcunun taşındığı Sabiha Gökçen Havalimanı, geçen yılın aynı dönemine göre yolcu sayısını 177 bin 772 artırdı.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgiye göre, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan düzenlenen sefer ve yolcu sayısı yılın ilk ayında artış gösterdi.

Havalimanından ocak ayında 1 milyon 721 bin 39’u iç hat, 1 milyon 214 bin 579’u ise dış hat olmak üzere toplam 2 milyon 935 bin 618 yolcu seyahat etti.

Geçen yılın aynı döneminde 2 milyon 757 bin 846 kişinin kullandığı havalimanında yolcu sayısındaki artış 177 bin 772 olarak hesaplandı.

Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan bu yılın ocak ayında icra edilen sefer sayısı 18 bin 942 oldu. Uçuşların 11 bin 335’i iç, 7 bin 607’i dış hatta düzenlendi. Geçen yılın aynı döneminde ise toplam 18 bin 939 sefer yapılmıştı.

Yolcuların yüzde 21’i Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan seyahat etti

Geçen ay hava trafiğindeki yoğunluk değerlendirildiğinde, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan bir saatte yaklaşık 25 sefer yapıldığı ve bu seferlerde ortalama 155 yolcu taşındığı hesaplandı.

Türkiye’de ocak ayında yapılan geliş-gidiş seferlerin yüzde 17’si Sabiha Gökçen Havalimanı merkezli icra edilirken seyahatlerinde hava yolunu tercih eden yolcuların yaklaşık yüzde 21’i bu havalimanını kullandı.

Sabiha Gökçen Havalimanı, ticari seferlerde de yoğun bir dönemi geride bıraktı. İç hatta 11 bin 96, dış hatta 7 bin 352 olmak üzere 18 bin 448 ticari sefer yapıldı.

Havalimanı, ocak ayında iç ve dış hattaki seferlerle taşınan, bagaj, kargo ve postada da önemli bir yük sırtladı. İç hatta 11 bin 258, dış hatta 15 bin 353 olmak üzere toplam 26 bin 611 ton yük icra edilen seferlerle nakledildi.

Kaynak: AA

Devamını Oku

Genel

UKRAYNA’DAN ÇİN’DEKİ VATANDAŞLARINA TAHLİYE

-

yayınlandı

Ukrayna’nın Çin’den 45 vatandaşını ve 27 yabancı ülke vatandaşını tahliye etmek için gönderdiği uçak, yakıt ikmali için başkent Kiev’e iniş yaptı.

Ukrayna İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, 45 Ukrayna vatandaşı ve 27 yabancı ülke vatandaşı ile tahliye operasyonunda görev alan özel personelle beraber 100’e yakın kişinin başkent Kiev yakınlarındaki Borispol Uluslararası Havaalanı’na iniş yaptığı bildirildi. Yakıt ikmali için iniş yapan uçak, öğleden sonra tekrar kalkış yaparak Kharkiv şehrine gelecek.

Tahliye edilen vatandaşlar, Kharkiv’den Poltova bölgesindeki özel karantina merkezi olan Noviye Sanjari’ye 7 otobüsle taşınacak ve burada 14 gün karantina altında tutulacak.

Uçaktaki yabancılardan bazılarının Arjantin vatandaşı olduğu netlik kazanırken, yetkili makamlar tarafından diğer yabancıların uyruklarına dair henüz kesin bir bilgi verilmedi.

Kaynak: İHA

Devamını Oku

Genel

SABİHA GÖKÇEN’DEKİ KAZANIN KARA KUTULARI ÇÖZÜLÜYOR

-

yayınlandı

Sabiha Gökçen Havalimanı’na inişinden sonra duramayarak 5 Şubat günü pistten çıkan ve 3 kişinin yaşamını yitirdiği Pegasus Havayolları uçağının kara kutuları Almanya’nın Braunschweig şehrindeki Alman Havacılık Kaza Soruşturma Bürosu (BFU) tesislerinde önceki gün Amerikalı yetkililerin nezaretinde deşifre edildi. Kara kutulardan olumsuz meteorolojik şartlardan kule ve hatta pist bakım hatalarına kadar bir dizi ihmal çıktı. Sanılanın aksine kara kutu kayıtlarına göre kazada pilot hatasının düşük seviyelerde olduğunun saptandığı öğrenildi.

Kulenin uçağa önceki uçakların pas geçtiği bilgisini Türkçe verdiği ve o sırada iletişim başta olmak üzere yardımcı görevlerle ilgili ikinci pilotun Hollandalı olması nedeniyle bunu anlamadığı ve kendisinden yapması beklenen muhtemel uyarıyı yapamadığı ortaya çıktı. Uçağın limitler içerisinde ve pilotların o an için risk almadan yaptığı normal iniş sonrası pistin son metrelerinde daha önceki iniş kalkışlar nedeniyle frenlemeye izin vermeyerek uçağın buz zemin üzerinde gibi kaydığı anlaşıldı. Pistin sonunda durma sahası yerine dik açılı bir yamaç bulunması ve yamacın kaymaması için yapılan duvar ise uçağın parçalanmasına neden oldu.

Kazanın üzerindeki perde, kara kutuların deşifre edilmesiyle aydınlanmaya başladı.  İşte kazaya sebep olan hatalar zinciri:

1. Olumsuz hava şartları nedeniyle Pegasus’un kaza yapan uçağına inişinden hemen önce yıldırım düştü. Yıldırımlara karşı donanımlı olan uçaklar bundan etkilenmiyor. Ancak her iki pilot da prosedür gereği konsantrasyonlarını yıldırımın uçağın aletlerine bir etkisi olup olmadığına odakladı.

2. Bu sırada uçağı kaptan pilot kullanırken ikinci pilot ise iletişim ve aletlerin takibi görevine odaklanmıştı. Kule daha önceki iki uçağın pisti pas geçtiğini söyledi. Ancak bu uyarısını havacılık terminolojisine göre İngilizce yerine Türkçe yaptı. Kaptan “Anladım diye cevap verdi ancak  iletişimden sorumlu Hollandalı ikinci pilot anonsu anlamadığı ve inişe saniyeler kaldığı için kokpitte koordinasyon bozuldu.

3. Bu sırada bir başka uçak, kaza yapan uçaktan hemen önce aynı arka rüzgarla kalkış yaptı. Bu da pilotlara her şeyin normal akışı içerisinde olduğu hissini yarattı.

4. O sırada arka rüzgar saatte 26.4 km süratle esiyordu. Pegasus Havayolları arka rüzgar pas geçme limiti saatte 28 km olduğu için pilotlar toleranslar içinde olan uçakla iniş kararı aldı.

5. Pistin uzunluğu 3 bin metre. Uçak, sanılanın aksine pistin ortalarına veya sonuna doğru sert olarak değil, normal bir mesafe olan pistin 705’inci metresine indi.

6. Pilotlar uçak indiği anda normal frenleme yapmaya başladı. Uçağın sürati saatte 98 km sürate kadar düşmesine rağmen o anda aniden arka taraftan gelen rüzgarın sürati saatte 51 km’ye çıktı. Bu itiş sürati arttırdı.

7. Pilotlar yine de duracaklarından emin oldukları için sert frenlemeden vazgeçerek ıslak zeminde kaymamak için kendi aralarında konuşarak pistin ortasındaki değil sonundaki çıkıştan dönmeye karar verdi. Bu sırada kabin içerisinde her şey normal olup uçak yavaşladığı için hostesler “Telefonlarınızı kullanabilirsiniz” anonsu yaptı.

8. Pilotlar sıklıkla kullanılmayan pistin sonundaki dönüşe doğru geldiklerinde iyice yavaşlamak için tekrar fren yaptı. Ancak muhtemelen uçak, pist üzerinde bulunan daha önceki yüzlerce iniş kalkışla oluşan lastik izlerinin üstüne inince kaymaya başladı ve hız hiç kesilmedi.

9. Sorun tam olarak bu anda başladı ve pilotlar bir anormallik olduğunu bu sırada anladı.

10. Pilotlar sert frene geçmelerine rağmen uçak 17 saniye boyunca pistin son 700 metresini kayarak ve hiç yavaşlamayarak katetti. Bu süre ve mesafe normal zemin olması halinde daha hızlı bir uçağın bile durması için gayet yeterliydi.

11. Pistin sonunda “stop way” adı verilen bu gibi durumlarda uçağı hasar almadan durduracak yumuşak toprak zeminli saha yerine dik eğim bulunması nedeniyle uçak aşağıya yuvarlandı.

12. Dik zeminin kaymaması için yapılan istinat duvarı uçağın parçalanmasına ve hasarın artmasına neden oldu. Ancak yetkililer bu durumun aynı zamanda uçağın motorlarının koparak gövdeden ayrılmasına neden olduğu ve böylece uçakta yangın çıkmadığı görüşünde de birleşiyorlar.

KAİK Devrede

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne bağlı Kaza İnceleme ve Araştırma Kurumu (KAİK) yetkilileri tüm bu bilgiler ışığında, başta pistin en son ne zaman temizlendiği olmak üzere hava trafik kontrolörleri dahil araştırmayı daha geniş bir perspektife yaymaya hazırlandığı öğrenildi.  Olayın hemen ardından uçağın sert inişi sonrası kazanın oluştuğuna yönelik açıklama ve yorumlar nedeniyle gözler neredeyse tamamen pilotlara çevrilmişti. Ancak gerek uçağın rüzgar limitlerinde inmesi gerek ise pistin ilk bölümüne teker koyması ve hatta uçağın neredeyse durma aşamasına gelmesine rağmen son metrelerde hızını hiç kesemeyerek kaymasının, inceleme heyetinin diğer risk faktörlerine de odaklanmasına neden olduğu bildirildi.

KAİK heyetinin kara kutu kayıtlarını almasıyla birlikte incelemeyi bu detaylar ışığında bu hafta başlatması bekleniyor. Kara kutuları Almanya’da uçağın üreticisi Boeing yetkilileri, Amerikan Havacılık Dairesi (FAA) yetkilileri, Amerikan Ulaşım Güvenlik Dairesi (NTSB) yetkilileri deşifre ederken KAİK yetkililerinin de gözlemci olarak bu gruba eşlik ettiği öğrenildi.

Kaynak: DHA

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2014 - 2019 Apronmedya