Connect with us

Genel

Milli Uydu” 2020’de Uzaya Gönderilecek

-

Yayınlandı

TÜRKSAT Genel Müdürü Ensar Gül ile röportaj “Milli uydu” 2020’de uzaya gönderilecek- TÜRKSAT Genel Müdürü Gül: – “Milli uydu, mali kaynağı, tasarımı ve yazılımı yerli olan bir proje. Ön tasarım aşaması tamamlandı. İnşallah 2019 yılında tamamı tamamlanacak ve muhtemelen 2020 yılında uzaya gönderilecek”- “Bu alanda bağımsız olabilmek için hem uyduyu yapacaksınız hem de kendinizin fırlatma platformu olacak. Bunu yaptığımız zaman uydu ve uzay teknolojisi alanında ilk olacağız” EMRAH GÜNEYTürksat Uydu Haberleşme ve Kablo TV İşletme AŞ (TÜRKSAT) Genel Müdürü Ensar Gül, Mili Uydu Projesi’ne ilişkin, “Mali kaynağı, tasarımı ve yazılımı yerli olan bir proje. Ön tasarım aşaması tamamlandı. İnşallah 2019 yılında tamamı tamamlanacak ve muhtemelen 2020 yılında uzaya gönderilecek” dedi. Gül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye‘nin ilk yerli mühendislik ve tasarımıyla yapılacak uydunun projesinin, geçen yıl Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın katıldığı bir törenle başlatıldığını söyledi. Uydunun tamamen yerli sermayeyle yapılmasının planlandığını ve yaklaşık 550 milyon lira olan proje finansmanının, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı,Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) ve TÜRKSAT tarafından karşılanacağını belirten Gül, şöyle konuştu: “Uydunun yapımında TÜRKSAT‘ın yanı sıraASELSAN, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü, TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayii (TAI) ve CTech de yer alıyor. Mali kaynağı, tasarımı ve yazılımı yerli olan bir proje. Ön tasarım aşaması tamamlandı. İnşallah 2019 yılında tamamı tamamlanacak ve muhtemelen 2020 yılında uzaya gönderilecek.”- “Kendi uydusunu yapabilen sayılı ülke var” Gül, Türkiye‘nin kendi uydusunu tasarlaması ve geliştirmesinin önemine değinerek, “Dünyada kendi uydusunu yapabilen sayılı ülke var. Herkes uydu yapamıyor. Uzay şartlarında kendi kendine çalışan, 15-20 yıl boyunca kesintisiz çalışabilecek bir araç tasarlıyorsunuz. Bunun elektroniği, yazılımı, mekanik ve enerji tarafı var” diye konuştu. Son bir yıllık çalışmayla uydunun ön tasarımının tamamlandığını ifade eden Gül, uydunun yazılımlarının değiştirilerek bundan sonra yapılacak uydular için de kullanılacağını aktardı.Gül, kendi uydusunu yapan ülkelerin her birinin bir uydu platformu olduğunu belirterek, “Bir kez tasarlayıp onu devam ettiriyorlar. Bir sonraki uyduda da aynı tasarımı kullanıyorlar. İlk defa yapmak bu açıdan zor ve önemli” ifadelerini kullandı. – Milli uydu 5 yılda tamamlanacakGül, proje kapsamında Türk mühendislerinin uydu teknolojileriyle ilgili 2 yıl Japonya‘da gerekli eğitimleri ve sertifikaları aldığını söyledi.Uydunun yapımının Ar-Ge çalışmalarıyla beraber 5 yıl içinde tamamlanacağını ifade eden Gül, “Uydunun ağırlığı yaklaşık 5 ton olacak. Uydu 42 derece doğu boylamındaki bir yörüngeye yerleştirilecek. Milli uydumuz dünyadan 36 bin kilometre uzaklıkta Türkiye‘yi temsil eden yeni bir uydu olacak” dedi. Gül, milli uydunun tamamlanmasının ardından uzaya fırlatılması için de bir fırlatma platformuna ihtiyaç olacağını dile getirerek, “Bu alanda bağımsız olabilmek için hem uyduyu yapacaksınız hem de kendinizin fırlatma platformu olacak. Bunu yaptığımız zaman uydu ve uzay teknolojisi alanında ilk olacağız.

Bu da gurur verici bir şey” değerlendirmesinde bulundu.Gül, TÜRKSAT olarak uydu ve uzayla ilgili konumlandırma sistemleri üzerine de projeleri olduğunu ve araştırma çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.

 

Devamını Oku

Genel

İSTANBUL SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI, OCAK AYINDA YOLCUSUNU 177 BİN ARTIRDI

-

yayınlandı

Geçen yılın ocak ayına göre yolcu sayısını artıran havalimanından 2 milyon 935 bin 618 kişi seyahat etti. Havalimanından saatte yaklaşık 25 sefer yapıldı, ortalama 155 yolcu taşındı.

Ocak ayında 2 milyon 935 bin 618 yolcunun taşındığı Sabiha Gökçen Havalimanı, geçen yılın aynı dönemine göre yolcu sayısını 177 bin 772 artırdı.

Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü verilerinden derlenen bilgiye göre, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan düzenlenen sefer ve yolcu sayısı yılın ilk ayında artış gösterdi.

Havalimanından ocak ayında 1 milyon 721 bin 39’u iç hat, 1 milyon 214 bin 579’u ise dış hat olmak üzere toplam 2 milyon 935 bin 618 yolcu seyahat etti.

Geçen yılın aynı döneminde 2 milyon 757 bin 846 kişinin kullandığı havalimanında yolcu sayısındaki artış 177 bin 772 olarak hesaplandı.

Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan bu yılın ocak ayında icra edilen sefer sayısı 18 bin 942 oldu. Uçuşların 11 bin 335’i iç, 7 bin 607’i dış hatta düzenlendi. Geçen yılın aynı döneminde ise toplam 18 bin 939 sefer yapılmıştı.

Yolcuların yüzde 21’i Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan seyahat etti

Geçen ay hava trafiğindeki yoğunluk değerlendirildiğinde, Sabiha Gökçen Havalimanı’ndan bir saatte yaklaşık 25 sefer yapıldığı ve bu seferlerde ortalama 155 yolcu taşındığı hesaplandı.

Türkiye’de ocak ayında yapılan geliş-gidiş seferlerin yüzde 17’si Sabiha Gökçen Havalimanı merkezli icra edilirken seyahatlerinde hava yolunu tercih eden yolcuların yaklaşık yüzde 21’i bu havalimanını kullandı.

Sabiha Gökçen Havalimanı, ticari seferlerde de yoğun bir dönemi geride bıraktı. İç hatta 11 bin 96, dış hatta 7 bin 352 olmak üzere 18 bin 448 ticari sefer yapıldı.

Havalimanı, ocak ayında iç ve dış hattaki seferlerle taşınan, bagaj, kargo ve postada da önemli bir yük sırtladı. İç hatta 11 bin 258, dış hatta 15 bin 353 olmak üzere toplam 26 bin 611 ton yük icra edilen seferlerle nakledildi.

Kaynak: AA

Devamını Oku

Genel

UKRAYNA’DAN ÇİN’DEKİ VATANDAŞLARINA TAHLİYE

-

yayınlandı

Ukrayna’nın Çin’den 45 vatandaşını ve 27 yabancı ülke vatandaşını tahliye etmek için gönderdiği uçak, yakıt ikmali için başkent Kiev’e iniş yaptı.

Ukrayna İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, 45 Ukrayna vatandaşı ve 27 yabancı ülke vatandaşı ile tahliye operasyonunda görev alan özel personelle beraber 100’e yakın kişinin başkent Kiev yakınlarındaki Borispol Uluslararası Havaalanı’na iniş yaptığı bildirildi. Yakıt ikmali için iniş yapan uçak, öğleden sonra tekrar kalkış yaparak Kharkiv şehrine gelecek.

Tahliye edilen vatandaşlar, Kharkiv’den Poltova bölgesindeki özel karantina merkezi olan Noviye Sanjari’ye 7 otobüsle taşınacak ve burada 14 gün karantina altında tutulacak.

Uçaktaki yabancılardan bazılarının Arjantin vatandaşı olduğu netlik kazanırken, yetkili makamlar tarafından diğer yabancıların uyruklarına dair henüz kesin bir bilgi verilmedi.

Kaynak: İHA

Devamını Oku

Genel

SABİHA GÖKÇEN’DEKİ KAZANIN KARA KUTULARI ÇÖZÜLÜYOR

-

yayınlandı

Sabiha Gökçen Havalimanı’na inişinden sonra duramayarak 5 Şubat günü pistten çıkan ve 3 kişinin yaşamını yitirdiği Pegasus Havayolları uçağının kara kutuları Almanya’nın Braunschweig şehrindeki Alman Havacılık Kaza Soruşturma Bürosu (BFU) tesislerinde önceki gün Amerikalı yetkililerin nezaretinde deşifre edildi. Kara kutulardan olumsuz meteorolojik şartlardan kule ve hatta pist bakım hatalarına kadar bir dizi ihmal çıktı. Sanılanın aksine kara kutu kayıtlarına göre kazada pilot hatasının düşük seviyelerde olduğunun saptandığı öğrenildi.

Kulenin uçağa önceki uçakların pas geçtiği bilgisini Türkçe verdiği ve o sırada iletişim başta olmak üzere yardımcı görevlerle ilgili ikinci pilotun Hollandalı olması nedeniyle bunu anlamadığı ve kendisinden yapması beklenen muhtemel uyarıyı yapamadığı ortaya çıktı. Uçağın limitler içerisinde ve pilotların o an için risk almadan yaptığı normal iniş sonrası pistin son metrelerinde daha önceki iniş kalkışlar nedeniyle frenlemeye izin vermeyerek uçağın buz zemin üzerinde gibi kaydığı anlaşıldı. Pistin sonunda durma sahası yerine dik açılı bir yamaç bulunması ve yamacın kaymaması için yapılan duvar ise uçağın parçalanmasına neden oldu.

Kazanın üzerindeki perde, kara kutuların deşifre edilmesiyle aydınlanmaya başladı.  İşte kazaya sebep olan hatalar zinciri:

1. Olumsuz hava şartları nedeniyle Pegasus’un kaza yapan uçağına inişinden hemen önce yıldırım düştü. Yıldırımlara karşı donanımlı olan uçaklar bundan etkilenmiyor. Ancak her iki pilot da prosedür gereği konsantrasyonlarını yıldırımın uçağın aletlerine bir etkisi olup olmadığına odakladı.

2. Bu sırada uçağı kaptan pilot kullanırken ikinci pilot ise iletişim ve aletlerin takibi görevine odaklanmıştı. Kule daha önceki iki uçağın pisti pas geçtiğini söyledi. Ancak bu uyarısını havacılık terminolojisine göre İngilizce yerine Türkçe yaptı. Kaptan “Anladım diye cevap verdi ancak  iletişimden sorumlu Hollandalı ikinci pilot anonsu anlamadığı ve inişe saniyeler kaldığı için kokpitte koordinasyon bozuldu.

3. Bu sırada bir başka uçak, kaza yapan uçaktan hemen önce aynı arka rüzgarla kalkış yaptı. Bu da pilotlara her şeyin normal akışı içerisinde olduğu hissini yarattı.

4. O sırada arka rüzgar saatte 26.4 km süratle esiyordu. Pegasus Havayolları arka rüzgar pas geçme limiti saatte 28 km olduğu için pilotlar toleranslar içinde olan uçakla iniş kararı aldı.

5. Pistin uzunluğu 3 bin metre. Uçak, sanılanın aksine pistin ortalarına veya sonuna doğru sert olarak değil, normal bir mesafe olan pistin 705’inci metresine indi.

6. Pilotlar uçak indiği anda normal frenleme yapmaya başladı. Uçağın sürati saatte 98 km sürate kadar düşmesine rağmen o anda aniden arka taraftan gelen rüzgarın sürati saatte 51 km’ye çıktı. Bu itiş sürati arttırdı.

7. Pilotlar yine de duracaklarından emin oldukları için sert frenlemeden vazgeçerek ıslak zeminde kaymamak için kendi aralarında konuşarak pistin ortasındaki değil sonundaki çıkıştan dönmeye karar verdi. Bu sırada kabin içerisinde her şey normal olup uçak yavaşladığı için hostesler “Telefonlarınızı kullanabilirsiniz” anonsu yaptı.

8. Pilotlar sıklıkla kullanılmayan pistin sonundaki dönüşe doğru geldiklerinde iyice yavaşlamak için tekrar fren yaptı. Ancak muhtemelen uçak, pist üzerinde bulunan daha önceki yüzlerce iniş kalkışla oluşan lastik izlerinin üstüne inince kaymaya başladı ve hız hiç kesilmedi.

9. Sorun tam olarak bu anda başladı ve pilotlar bir anormallik olduğunu bu sırada anladı.

10. Pilotlar sert frene geçmelerine rağmen uçak 17 saniye boyunca pistin son 700 metresini kayarak ve hiç yavaşlamayarak katetti. Bu süre ve mesafe normal zemin olması halinde daha hızlı bir uçağın bile durması için gayet yeterliydi.

11. Pistin sonunda “stop way” adı verilen bu gibi durumlarda uçağı hasar almadan durduracak yumuşak toprak zeminli saha yerine dik eğim bulunması nedeniyle uçak aşağıya yuvarlandı.

12. Dik zeminin kaymaması için yapılan istinat duvarı uçağın parçalanmasına ve hasarın artmasına neden oldu. Ancak yetkililer bu durumun aynı zamanda uçağın motorlarının koparak gövdeden ayrılmasına neden olduğu ve böylece uçakta yangın çıkmadığı görüşünde de birleşiyorlar.

KAİK Devrede

Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’ne bağlı Kaza İnceleme ve Araştırma Kurumu (KAİK) yetkilileri tüm bu bilgiler ışığında, başta pistin en son ne zaman temizlendiği olmak üzere hava trafik kontrolörleri dahil araştırmayı daha geniş bir perspektife yaymaya hazırlandığı öğrenildi.  Olayın hemen ardından uçağın sert inişi sonrası kazanın oluştuğuna yönelik açıklama ve yorumlar nedeniyle gözler neredeyse tamamen pilotlara çevrilmişti. Ancak gerek uçağın rüzgar limitlerinde inmesi gerek ise pistin ilk bölümüne teker koyması ve hatta uçağın neredeyse durma aşamasına gelmesine rağmen son metrelerde hızını hiç kesemeyerek kaymasının, inceleme heyetinin diğer risk faktörlerine de odaklanmasına neden olduğu bildirildi.

KAİK heyetinin kara kutu kayıtlarını almasıyla birlikte incelemeyi bu detaylar ışığında bu hafta başlatması bekleniyor. Kara kutuları Almanya’da uçağın üreticisi Boeing yetkilileri, Amerikan Havacılık Dairesi (FAA) yetkilileri, Amerikan Ulaşım Güvenlik Dairesi (NTSB) yetkilileri deşifre ederken KAİK yetkililerinin de gözlemci olarak bu gruba eşlik ettiği öğrenildi.

Kaynak: DHA

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2014 - 2019 Apronmedya