Connect with us

Genel

“Dijital Dönüşümde Avrupa’nın En İyisi” Ödülünü İstanbul Havalimanı Aldı

-

Yayınlandı

Benzersiz mimarisi, güçlü alt yapısı, üstün teknolojisi ve sunduğu üst düzey yolculuk deneyiminin yanı sıra ‘akıllı havalimanı’ konseptiyle de öne çıkan İstanbul Havalimanı, Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) tarafından düzenlenen “16th ACI Europe Awards” kapsamında, “Dijital Dönüşümde Avrupa’nın En İyi Havalimanı” ödülüne layık görüldü.

Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı İstanbul Havalimanı, henüz tasarım aşamasındayken tüm süreçlerini dijitalleştirmesi ve teknolojiyi havalimanının her noktasına entegre etmesi sonucunda, Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) tarafından düzenlenen “16th ACI Europe Awards” kapsamındaki Dijital Dönüşüm ( (Best European Airport Award – for digital transformation) kategorisinde en iyi havalimanı seçildi. İGA İstanbul Havalimanı’na ödülü, Belçika’nın başkenti Brüksel’de 17 Kasım 2020 Salı günü düzenlenen 16th ACI Europe Awards ödül töreninde takdim edildi.

Dijitalleşmenin lideri İstanbul Havalimanı…

Türkiye’nin en akıllı havalimanı konumundaki İstanbul Havalimanı, yolcularına sunduğu standart havalimanı hizmetlerinin yanı sıra mobilite eksenli, yenilikçi teknolojik hizmetleri ile farklılaşıyor. İstanbul Havalimanı’nda hâlihazırda yolculara sağlanan e-pasaport, akıllı çeviri hizmeti, mobil uygulama, akıllı otopark, 5G, akıllı güvenlik, akıllı robot gibi önemli dijital hizmetlerle, Türkiye adına ‘teknolojik değer’ üretiliyor.

“Dijitalleşme ve teknolojiyi, İstanbul Havalimanı’nın merkezine koyduk”

İstanbul Havalimanı’nın dijital dönüşüm dalında Avrupa’nın En İyi Havalimanı Ödülü’nü kazanması üzerine değerlendirmelerde bulunan İGA Havalimanı İşletmesi İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Kadri Samsunlu; “Öncelikle şunun altını çizmek isterim ki; yolcularımızın bizden en önemli talebi, dijital seyahat deneyimini yaşamak… Biz de bu talebi dikkate alarak, ilk günden bu yana dijitalleşme ve teknolojiyi İstanbul Havalimanı’nın tam kalbine yerleştirdik. Bu doğrultuda, SESAR (Single European Sky ATM Research) vizyonuyla eşleşen ve teknolojinin geniş imkanlarından yararlanarak sunduğumuz akıllı çözümler sayesinde İstanbul Havalimanı’nda yolcularımıza benzersiz bir dijital seyahat deneyimi yaşatabiliyoruz. Yakın gelecekte dijital entegrasyondaki hızımızı katlayarak, havalimanı işletmeciliğini ‘teknolojik işletmecilik’ noktasına taşımak başlıca hedefimiz. Bu sürecin ilk ayağı dijital cüzdan uygulaması olacak. Bu uygulamayı İst-buy isminde bir ticari platform takip edecek. Bu platforma havalimanının ‘pazar alanı’ diyebiliriz. Havalimanımız içindeki tüm mağazalarımız burada kendi ürünlerini pazarlama imkânı bulacak. İstanbul Havalimanı’nda 6 ay içinde hayata geçmesi planlanan en iddialı teknolojik uygulama ise biometri yani yüz verisiyle yolculuk ve alışveriş imkânı olacak. Uygulama ile yolcunun bileti, pasaportu ve dijital biometrik verisi İstanbul Havalimanı mobil uygulaması üzerinden eşleştirilecek. Ayrıca, “Akıllı Havalimanı” konseptiyle çıktığımız yolda yapay zekâ destekli akıllı sohbet sistemi projemiz sayesinde yolcularımıza havalimanımızda anlık bilgilendirmeler yaparak, 7/24 destek imkânına kavuşacağız. İlk günden bu yana yapay zekâyı iş süreçlerimizin her noktasında kullanarak, verimliliği sürekli artırmayı hedefledik. Nesnelerin interneti (IoT) teknolojisiyle, takip mekanizmalarını da havalimanımızda hayata geçirmiş durumdayız. Akıllı, sürdürülebilir ve insan odaklı bir havalimanı olarak başarının, öncelikle yolcu memnuniyetinden geçtiğine yürekten inanıyorum. Bu memnuniyeti sürdürülebilir kılmak da dijital dünyanın bize sunduğu olanakları, zaman zaman hayal gücümüzün de ötesine taşıyarak, doğru ve etkin kullanabilmekten geçiyor. Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) tarafından düzenlenen “16th ACI Europe Awards” programı kapsamında, ‘Dijital Dönüşüm Ödülü’ne layık görülmemiz, hedeflerimize yürürken doğru rotada ilerlediğimizin de somut bir kanıtı, heyecan verici bir göstergesi oldu. İGA olarak, henüz tasarım aşamasında dijital altyapısını en ileri teknolojilerle kurguladığımız İstanbul Havalimanı’nın, ‘Akıllı Havalimanı’ konseptiyle dünyaya öncü ve örnek olması yönündeki çalışmalarımızı, bundan sonra da var gücümüzle sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Dijital dönüşümün gücüne her zaman inandık”

İGA Havalimanı İşletmesi Dijital Hizmetler ve Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ersin İnankul“Uluslararası havalimanlarının yarıştığı böylesine zorlu bir kategoride, genç bir havalimanı olmamıza karşın ‘Avrupa’nın En İyisi’ seçilmekten büyük mutluluk duyuyor. Ülkemize böylesine anlamlı bir ödülü kazandırmış olmanın gurur ve heyecanını taşıyoruz. Dijital dönüşümün gücüne her zaman inandık. Akıllı bir havalimanı tasarlayarak teknolojik değişimlere en hızlı adapte olacak, dijital dönüşümün öncüsü olacak bir strateji ile yaklaştık. Yapay zekâyı iş süreçlerimizin her noktasında kullanarak verimliliği sürekli artırmayı hedefledik. Yapay zeka aracılığıyla check-in bölgesi, tuvalet ve ibadethanelerde yoğunluk kontrolü yapabiliyoruz. Sensörlerle beraber havalimanının neresinde ne kadar yoğunluk var bunu görebiliyor, ekip ve kaynak yönetimini buna göre yapabiliyoruz. Havalimanımızı, rekor seviyede donanımla teknolojik anlamda en üst noktaya taşıdık. Neticesinde de dijital dönüşüm alanında Avrupa’nın en iyisi olduğumuzu tescilleyen bu ödüle uzandık, gururluyuz” şeklinde konuştu.

Genel

THY ikinci sevkiyatı yaptı

-

yayınlandı

Türkiye’nin Çin’den satın aldığı inaktif aşıların 10 milyon dozluk ikinci sevkiyatının ilk bölümü olan 6,5 milyon doz aşı Türkiye’ye ulaştı. Aşıları taşıyan Türk Hava Yolları’na ait TK 6175 sefer sayılı Boeing 777-300ER tipi uçak bu sabah saat 06.15’de İstanbul Havalimanı’na iniş yaptı.

AŞILAR GÜMRÜK İŞLEMLERİ İÇİN DEPOLARA ALINDI

Aktif ısı kontrollü konteyner içerisinde taşınan 6.5 milyon doz inkatif aşı uçaktan görevliler tarafından titizlikle indirildi. Aşılar daha sonra gümrük işlemlerinin yapılması için depolara alındı.

AŞILARIN KULLANIMINA ONAYDAN SONRA BAŞLANACAK

Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu yeni parti aşıları güvenirlik testinden geçirecek. 14 gün sürecek bu aşamanın ardından aşılar güvenli bulunursa, acil kullanım onayı çıkarılacak.

3,5 MİLYON DOZ DAHA AŞI GELECEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ikinci sevkiyatta 10 milyon doz aşının Türkiye’ye getireceleğini söylemişti. Sevkiyatın ilk bölümünde 6,5 milyon doz aşı gelirken, kalan 3,5 milyon doz aşının da kısa süre içerisinde Türkiye’de olması bekleniyor.

İLK PARTİSİ 30 ARALIK’TA GELMİŞTİ

Türkiye’nin Çin’den sipariş ettiği Sinovac aşısının 3 milyon doz olan ilk partisi 30 Aralık 2020’de Türkiye’ye gelmiş ve 14 Ocak’ta sağlık çalışanlarıyla birlikte aşılama süreci başlamıştı. Aşı uygulama sürecinde sağlık çalışanlarıyla birlikte 85 yaş üstü vatandaşlar da dahil olmak üzere şimdiye kadar 1 milyon 244 bin 668 kişiye aşı yapıldı.

AŞI PROGRAMI AKSAMADAN DEVAM EDECEK

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada inaktif aşıların 10 milyon doz olan 2. sevkiyatının 6.5 milyon dozluk ilk bölümünün pazartesi sabahı Türkiye’de olacağını belirterek “Tedarik planına uygun olarak teslimatlar aşı programı aksamadan devam edecek şekilde elimize ulaşacak” demişti.

Devamını Oku

Genel

Airbus, geleceğin teknolojilerini Flightlab ile test ediyor

-

yayınlandı

Airbus Helicopters, sadece yeni teknolojilerin olgunlaşmasına adanmış bir platform olan Flightlab’de uçuş testlerine başladı. Airbus Helicopters Flightlab, Airbus’ın mevcut helikopter menzilini ve hatta gelecekteki sabit kanatlı uçaklar veya (e) VTOL platformları gibi daha da zorlu olanlar için bile teknolojileri hızlı ve verimli bir şekilde test etmek için özel bir ortam sağlıyor.

Airbus Helicopters, Flightlab ile hibrit ve elektrikli tahrik teknolojilerinin test edilmesinin yanı sıra, helikopter ses seviyelerini azaltmayı veya bakım ve uçuş güvenliğini artırma odaklı otonomi ve diğer teknolojileri takip etmeyi amaçlıyor.

Airbus Helicopters CEO Bruno Even, “Geleceğe yatırım yapmak, özellikle kriz zamanlarında büyük önem taşıyor: Müşterilerimize daha fazla güvenlik, daha az pilot iş yükü ve daha az ses seviyesi hedefi ile birlikte katma değer sağlıyor. Bu yeni teknolojileri test etmek için özel bir platforma sahip olmak, uçuşun geleceğini bir adım daha yaklaştırıyor ve bu, Airbus Helicopters’ta önceliklerimizin net bir yansımasıdır” dedi.

Uçuş testleri geçen Nisan ayında başladı ve platform, kentsel alanlarda helikopter ses seviyelerini ölçmek ve binaların özellikle insan algısı üzerindeki etkilerine dair inceleme yapmak için kullanıldı. İlk sonuçlar, binaların ses seviyelerini maskelemede veya yükseltmede önemli bir rol oynadığı ve bu çalışmaların, özellikle de kentsel hava hareketliliği (Urban Air Mobility – UAM) girişimleri için ses modelleme ve düzenleme ayarı zamanı geldiğinde önemli bir rol oynayacağını göstermektedir. Aralık ayında, mürettebatı, ana ve kuyruk rotorlarıyla yakın çarpışma riski konusunda uyarmayı amaçlayan Rotor Strike Alerting System (RSAS)’ı değerlendirmek için testler yapıldı.

Bu yılki testler, alçak irtifada seyrüsefer imkanı sağlamak için kameralı bir görüntü algılama çözümü, hafif helikopterler için özel bir ‘sağlık ve kullanım izleme sistemi’nin (HUMS) uygulanabilirliği ve bir türbin arızası durumunda acil elektrik sağlayacak bir ‘motor yedekleme sistemi’ni kapsayacak. Pilot iş yükünü daha da azaltmayı amaçlayan sezgisel pilot uçuş kontrollerinin yeni bir ergonomik tasarımını değerlendirmek için Flightlab üzerinden testler, 2022’de devam edecek ve bu, geleneksel helikopterlerin yanı sıra UAM gibi diğer VTOL formülleri için de uygulanabilir.

Flightlab, şirketin müşterilere değer sunmaya odaklanan inovasyon yaklaşımını yansıtan bir Airbus girişimdir. Airbus, büyük bir uçakta laminer akış kanadı teknolojisinin uygulanabilirliğini incelemek için kullanılan A340 MSN1 ve bağlantılı kabin teknolojilerini değerlendirmek için kullanılan A350 Airspace Explorer gibi pek çok iyi bilinen Flightlab örneklerine sahiptir. 

Devamını Oku

Genel

YERLİ VE MİLLİ PROJELER TÜRKİYE’NİN KADERİNİ ŞEKİLLENDİRECEK

-

yayınlandı

Bakan Karaismailoğlu, “Teknolojide Yerli Üretim ve KOBİ’lerin Gücü” konulu etkinliğe video konferans yöntemi ile katıldı.

Karaismailoğlu, “KOBİ’lerin, start-upların, köklü kuruluşların, üniversitelerin, bilim kurumlarının yerli ve milli teknolojiler üretmeye odaklanması, Türkiye’nin kaderini yeniden şekillendirecek. Bakanlık olarak tüm ulaşım modlarında olduğu gibi bilişim, iletişim ve haberleşme alanında da ‘yerli’ ve ‘milli’liği ön plana aldık” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve Vodafone Türkiye’nin birlikte düzenledikleri “Teknolojide Yerli Üretim ve KOBİ’lerin Gücü” konulu etkinliğe video konferans yöntemi ile katıldı. Karaismailoğlu, Teknolojide Yerli Üretim ve KOBİ’lerin Gücü Webinarı ve B2B Görüşmelerine ilişkin internet üzerinden yapılan toplantıda, günümüzde teknolojide yerli üretimin, Türkiye’de, kamunun ve özel sektörün bir numaralı gündem maddesi olduğunu dile getirdi.

-“İletişim ve haberleşme alanında ‘Yerli ve milli’ projeleri önemsiyoruz”

Karaismailoğlu, “Nesiller boyu araştırmaya, geliştirmeye, üretmeye cesaret bulamadık. Bugün ise önümüze çıkan fırsatları değerlendirmeye hazırız. İşte biz, bu fırsatlara hazır olmak için,18 yıldır, bizden evvel kaybedilen zamanı hemen her alanda telafi etmek, eksikleri gidermek, ihmal edilen her noktaya temas etmek üzere çalıştık” dedi.

KOBİ’lerin, start-upların, köklü kuruluşların, üniversitelerin, bilim kurumlarının yerli ve milli teknolojiler üretmeye odaklanmasının, Türkiye’nin kaderini yeniden şekillendireceğini kaydeden Karaismailoğlu, Bakanlık olarak tüm ulaşım modlarında olduğu gibi bilişim, iletişim ve haberleşme alanında da “yerli” ve “milli”liği ön plana aldıklarını bildirdi.

Bakan Karaismailoğlu, Teknolojideki Ar-Ge payının, 2023’te AB ülkeleri düzeyine, 2028’de de OECD ülkeleri ortalamasının üzerine çıkarmayı hedeflediklerini aktardı.

-“Bilişim ve iletişim yatırımları dijitalleşmeye geçiş sürecinde katalizör görevi görüyor”

Bilişim, iletişim ve haberleşme sistemlerinde yerli ve millik oranlarını gün geçtikçe artırdıklarına işaret eden Karaismailoğlu, Türkiye’nin 5G sistemine geçişinde yerli ve millilik hassasiyeti yanında KOBİ’lerimizle birlikte el ele çalışmaya devam edeceklerinin altını çizdi.

Salgın sürecinde, artan talebin karşılaması için bilişim ve iletişim yatırımlarının, katalizör görevi de gördüğüne dikkat çeken Karaismailoğlu, tüm dünyada, dijitalleşmeye geçiş sürecinin ciddi oranda hızlandığını vurguladı.

 Karaismailoğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Salgının etkili olduğu 2020’de bilişim sektörümüz yüzde 15 büyüdü. Fiber hat uzunluğumuz 413 bin kilometreye ulaştı. Sabit geniş bant abone sayısı 15,9 milyonu aştı. Sabit altyapılarda fiber abone sayısı 3,8 milyona yaklaştı. Genişbantta abone sayısı 81 milyona ulaştı. Makineler arası iletişim abone sayımız 6,1 milyona ulaştı. Bütün bu olumlu gelişmeler olurken, 10 yıl önce mobil operatörlerimizin dakikası 11,7 kuruş olan ortalama tarife ücreti, bugün 1 kuruşa geriledi.”

– “2020’de 118 bin 470 siber saldırı, 36 bin 242 zararlı bağlantı tespit edildi”

Karaismailoğlu, 2021 yılını Ulaştırma ve Haberleşmede Dijitalleşme Yılı ilan ettiklerini, siber güvenlik yaklaşımlarını da iddialarına uygun olarak güçlendirdiklerini vurguladı.

Dijitalleşme ve yeni medya araçlarının, sağladıkları kolaylıklarla birlikte ciddi riskler de oluşturduğunu aktaran Karaismailoğlu, “İletişimde çeşitliliği getiren dijital ağlar, diğer yandan siber saldırılar, siber zorbalık gibi kavramları gündemimize getirmektedir. Bilişimde yoğun kullanım ve uzaktan erişim talebi karşısında siber saldırılar da bir o kadar arttı. 2020’de 118 bin 470 siber saldırı, 36 bin 242 adet zararlı bağlantı tespit edilerek kontrolleri yapıldı” ifadelerini kullandı.

Yasal ve idari düzenlemeleri kararlılıkla hayata geçirdiklerini, “Türkiye’nin verisinin, Türkiye’de kalması” için her türlü teknolojik, idari ve hukuki süreçleri işlettiklerini dile getiren Karaismailoğlu, teknolojide yerli üretim ve KOBİ’lerin desteklenmesinin önem kazandığını ifade etti.

Kaynak: Ulaştırma Bakanlığı

Devamını Oku

Popüler Haberler

Copyright © 2014 - 2020 Apronmedya